Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşma yapmamaya karar vermesi üzerine kura çekilmeden Özgür Özel, konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi.

Özel şöyle konuştu:

"Ne yapmaya geldik? CHP'liler için kurultay nedir? Partililerin 2 yılda bir toplanıp siyasi partiler kanunu yerine getirdikleri bir yasal zorunluluk mudur? Başka partiler için böyle olabilir. Ama CHP için hiçbir zaman böyle olmadı, olmayacaktır. Hatırlatalım Atatürk, ilk kurultay olarak toplanan 1927 kurultayında, 'Bu CHP'nin ikinci kurultayıdır, ilkini Sivas'ta yapmadık mı?' der. İşte bu ifade CHP kurultayını , diğer partilerin kurultaylarından farklılaştırır. Bizim kurultayımız liderden emir almaz, görev verir. Kurultay sadece CHP'yi değil, ülke siyasetini de şekillendirir. Biz sadece yeni bir yönetim seçmeye değil, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız.

Beşiktaş'ta 29 kişinin öldüğü yangınla ilgili 2 sanık tahliye edildi Beşiktaş'ta 29 kişinin öldüğü yangınla ilgili 2 sanık tahliye edildi

Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Türkiye'nin ikinci yüzyılında CHP'yi iktidar yapma görevidir. 1972 Kurultayımız ise önümüze yeni bir vizyon kuran, hayatın akışını değiştiren bir diğer kurultayımızdır. Kurultay Bülent Ecevit'i genel başkanlığa getirmiş, partimizi sosyal demokrat çizgiye yerleştirmiştir.

Partimiz 1979'dan beri iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu yapmayı beceremedik. Ben sizi sadece bir genel başkan bir Parti Meclisi seçecek delegeler olarak görmüyorum. Ben sizde kuruluş iradesinin, cumhuriyet devrimlerinin taşıyıcılarını görüyorum. Ben tribünlere baktığımda parti tarihini bilen hiç bir bagajı olmayan sosyal demokrat delegeleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimiz için ülkemiz ve partimiz büyük bedeller ödedi. CHP iktidar olmadığında sağ partiler güçlendi. Devletin temel olan adaleti çürüttüler, eğitimi çürüttüler. Biz yoksullaştık, otoriterleştik. Bugüne kadar iktidar olamadığımız için cumhuriyetin ikinci yüzyılına kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir Meclis ile, demokratik dünyadan uzaklaşmış bir ülkeyle, yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan bir nüfus ile giriyoruz.

Hesabı ne Kemal Bey ödüyor ne Özgür Özel. Hesabı dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor.

Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Cumhuriyet yasları bahane edip bayramları yasaklama değildir. Cumhuriyet yaslı gözlerin göz yaşlarını dindirmektir. Tüm bu sebeplerle CHP'nin ikincilikle yetinmesine itirazım var. Sokağın sesi duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz var. Umutsuzluğa kayıtsız kalmayan delegelerimiz var. Biz altı okumuzdan mahçup olmayacak, sokaktan ve meydandan korkmayacak, örgütü bir yük olarak görmeyecek bir parti anlayışına evrilmek zorundayız.

Kaybedilen seçim sonrası hiç bir şey olmamış gibi davranılmasına, bu ağır yenilginin sorumluluğunun üstlenilmemesine karşı çıkanlarız. Bu yolculuk sana söz deyip boynunu bükük bıraktığımız halkla helalleşme yolculuğudur.

İsrail'in saldırıları kınıyoruz. CHP daha yeni bir seçimi kaybetmişken; 'İktidara bizi verin Filistin sorununu çözelim' denilmesi toplumda ciddiyeti azaltıyor. Dış politika iktidara bırakılamayacak kadar mühimdir. Biz sol-sosyal demokrat bir partiyiz. İçim acıyor, İsrail Filistin'e saldırıyor. Alt yazıda Erdoğan, Brezilya'nın solcu lideri Lula ile görüştü yazıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açması gereken telefonu Erdoğan açıyor.

Partimizin iktidara benzeyen fikirlerle yönetilemez. Hatalarda ısrar edilerek yönetilemez. Atatürk'ün koltuğunu istediği bir kişiye devredeceğini söylemek, buraya gelen delegeleri hiçe saymaktır. Hiç üstüme alınmadım. CHP'de hançer yok, hançerleme yok.

Biz partiyi daha iyi yöneteceğimizi iddia ediyoruz. Biz geçtiğimiz dönemde çok kritik bir süreç vardı. Yukarıda Rusya-Ukrayna savaşı, doğuda Azerbaycan-Ermenistan savaşı. Tayyip Erdoğan, Tahıl Koridoru ile dünyaya caka sattı ama bize bunu anlatacak genel başkan yardımcımız yoktu. Bütün gençler, Teknofest ile ilgilenirken bizim savunma sanayi konusunda bir yönetici yoktu. Dün bir yalan tweet dolaşıyordu, o tweetle alakamız yok. Yarın Parti Meclisi listesine baktığınızda Türkiye çapında dış politikacı, bir teknoloji şirketinin Ar-Ge'sinin başındaki bir kişi. Savunma sanayinde uzman bir emekli tümamiral. Hangi alan boşsa o alana yönelik bilim insanlarından. Ama böyle geçmişinde CHP'ye Atatürk'e dil uzatmışları da değil bu ülkenin evlatlarını göreceksiniz.

6 ayda bir delegeleri Ankara'ya davet edip ülkeyi konuşacağımız ve anlaşacağımız, bu ülkeyi bu parti yönetir dedirtecek bir katılımcılığın müjdesini veriyorum.

1972 Kongresi'nin delegeleri, Türkiye'ye neyi kazandıracaklarını biliyorlardır. CHP, emeği, emeğin örgütlenmesini, fabrikada çalışanlar için, yoksullar için diyorlardır. Başardılar.

'Her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına, yeni yollarla tanıştı ayakları, her gün yeni kabuklar çatladı, yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini, bir kent oldular sonunda ve adını değiştirdiler ülkenin'

Ben mitinglere karşıyım. Miting yapmak karşı tarafı konsolide eder. Bu mitingin ne amaçla yapıldığı belli değil. Memlekette zam furyası esecek. Her şey ateş pahası olacak. Sen çıkacaksın zamlara karşı miting yapacaksınız. Bakacaksınız AKP'li MHP'li ev hanımı senin arkadan mı konsolide oluyor, AKP'nin arkasında mı? Sen mazotlar için çık sokağa AKP'li çiftçi senin mi arkana mı geliyor AKP'nin mi?

 Gençler, canımın içleri şöyle anlaşılır: CHP'de bu kadar önemli bir konuşmada genel başkan adayını konuşturmazsanız Kemal Bey eksik bir şey yaptı da siz kapatıyorsunuz. Konuşanı susturmak bizim işimiz değil.

Editör: Kemal Ural