Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi'nin kararını tanımamasıyla başlayan 'yargı krizi'nde Yargıtay'a destek verdi.

Özbekistan dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtlayan AKP'li Cumhurbaşkanı "Anayasa Mahkemesi'nin kararına karşı Yargıtay da demiştir ki 'Sen yüksek mahkemeysen ben de yüksek mahkemeyim ve yüksek mahkeme olarak da şu anda sizinle ilgili bir yaptırımı ben de talep ediyorum' ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, 15 Temmuz üzerinden AKP’ye yüklendi: Önünü açanlar yeterince hesap vermedi İmamoğlu, 15 Temmuz üzerinden AKP’ye yüklendi: Önünü açanlar yeterince hesap vermedi

"Yargıtay'ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz" diyen Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yanlış kararlar aldığını savundu.

Erdoğan, ayrıca Yargıtay'ı eleştiren AKP'lilere de mesaj gönderdi. Erdoğan, "Eğer partimden bazı arkadaşlar da burada Yargıtay’ı yerip, Anayasa Mahkemesi’ne övgüler düzüyorsa onlar da yanlış yapıyorlar" dedi.

"AYM, YARGITAY'IN ADIMINI HAFİFE ALAMAZ"

Erdoğan, 'yargı krizi'ne ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Her şeyden önce Yargıtay’ın bir yüksek mahkeme olduğunu herhalde kimse inkâr edemez. Anayasa Mahkemesi bu noktada maalesef birçok yanlışları da arka arkaya yapar hale geldi. Bu da bizi ciddi manada üzmektedir. Şu an itibarıyla Yargıtay’ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz, itilemez. Anayasa Mahkemesi'nin kararına karşı Yargıtay da şu anda demiştir ki 'Sen yüksek mahkemeysen ben de yüksek mahkemeyim ve yüksek mahkeme olarak da şu anda sizinle ilgili bir yaptırımı ben de talep ediyorum.' Bu talebinin gereğini bekliyor ve bu talebine karşı bunun gereğini yerine getirecek olan merci neresiyse o merciden bu talebini istiyor."

"AYM, YARGITAY'I HAFİFE ALAMAZ"

Meclis'in dokunulmazlıklar konusunda ağır hareket ettiğini savunan AKP'li Cumhurbaşkanı şu ifadeleri kullandı:

"Bu parlamentoysa parlamentodan istiyor. Şimdi Can Atalay’ı alın koyun bir kenara. Bundan önce yine benzer şeyler maalesef oldu. Parlamentomuz da bu konularda ağır hareket ediyor. Yani birçok terörist parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması süreci geciktiği için kaçtılar, yurtdışına çıktılar. Bunların bu kadar ağır ele alınmaması gerekiyor. Çok seri kararla bu işlerin bitirilmesi lazım. Seri olarak bu adımlar atılmayınca ondan sonra bakıyorsunuz birisi Amerika’da, birisi Almanya’da, birisi Fransa’da meydana çıkıyor. Ondan sonra da oralardan Türkiye’yi tehdit ediyorlar. Benim ülkem yurtdışına kaçmış sapıkların tehdidiyle karşı karşıya kalmamalı, kalamaz. Anayasa Mahkemesi de bu konuyla ilgili olarak Yargıtay’ın attığı bu adımı hafife de alamaz, almamalıdır."

YARGITAY'I ELEŞTİREN AKP'LİLERE DE MESAJ YOLLADI

Erdoğan ayrıca partisine de mesaj yolladı. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer partimden bazı arkadaşlar da burada Yargıtay’ı yerip, Anayasa Mahkemesi’ne övgüler düzüyorsa onlar da yanlış yapıyorlar. Bizim birimiz hepimiz, hepimiz birimiz anlayışıyla hareket etmemiz lazım. Buralarda kalkıp da birilerine şirin görünmenin anlamı yok. Son olarak şunu da vurgulamak isterim ki, Anayasa yapma yetkisi Yüce Meclisimizindir ve bu yetkisini devredemez. Kimse de milletin iradesi ile oluşmuş meclisin bu mutlak yetkisine el uzatamaz."

"CUMHUR İTTİFAKI GEREĞİNİ YAPACAKTIR"

Erdoğan, CHP'nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel hakkında da konuştu. "Bunların birbirinden farkı yok diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz ne dedik? Bay Bay Kemal dedik. Dediğimiz oldu mu? Oldu. Bunu ilk söylediğimiz zaman yapsaydı bu kadar olumsuz olmayacaktı. Ama o zaman durum çok farklıydı. Bunların birbirinden farkı yok. Bunu zaten söyledim. Ne dedim? Al birini vur öbürüne. Biri Demirtaş’a selam gönderiyor. Biri Kavala’ya selam gönderiyor. Aynı şekilde diğeri de onlara selam veriyor. Şimdi bunlar hala Demirtaş’a selam gönderirsem ben güçlenirim havasındalar. Kavala’ya selam gönderirsem güçlenirim diye düşünüyorlar. Yahu güçlenemezsin. Sen de kaybedeceksin. Öbürü de kaybedecek. Eğer bu parti Atatürk’ün partisiyse Atatürk’ün partisinde milli olmayan, yerli olmayan kimse barınamaz ve barınamayacaktır. Şimdi 31 Mart bunun kantarı olacak ve bu kantarda İstanbul, Ankara başta olmak üzere inşallah Cumhur İttifakı gereğini yapacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi başına kimi getirirse getirsin değişmez, değişemez."

GAZZE AÇIKLAMASI

İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukasına dair de konuşan Erdoğan şunları söyledi:

"Hedefimiz Gazze’den, bu insanların tıbbi yardımları verebileceğimiz noktalara geçişini sağlamak. Bunların içinde kanserli hastalar ile yaralılar bulunuyor. Kanayan bu yarayı durdurmak için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu hissiyatı ABD de paylaşmaya başlarsa İsrail’i durdurmak daha kolay hale gelir.

Türkiye olarak tüm uluslararası platformları aktif ve işler tutmaya çalışıyoruz. Ateşkesi temin için diplomasinin imkanlarını sonuna kadar kullanıyoruz."

YENİ ANAYASA MESAJI

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk'ün anma töreninde yaptığı konuşmada ise 'yargı krizi'ne karşı yeni anayasa mesajı verdi. 

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde konuşan Erdoğan, "Yapılan onca değişikliğe rağmen, güçler ayrılığı ve güçlerin kendi içlerindeki dengenin sürekli önümüze çıkıyor olması haklılığımızın işaretidir" dedi.

Erdoğan şunları söyledi:

"Son olarak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay arasında yaşanan tartışma bu gerçeği bir kez daha teyit etti. Elbette her kurum gibi yargı kurumlarının da kararları tartışılabilir. Hiçbir kurum eleştirilemez değildir. Geçmişte Yargıtay ve Danıştay'a kadar katılmadığımız, eleştirdiğimiz kararları olmuştur. AYM'den Yargıtay'a ve Danıştay'a kadar katılmadığımız kararlar olmuştur. Türkiye'de hiçbir kurum eleştirilemez değildir ama bu defa farklı bir sorunla karşı karşıyayız. Anayasa, devlet başkanı sıfatıyla bize devlet organlarının uyumlu çalışmasını temin görevi vermektedir."

"Biz bu tartışmada taraf değil hakem konumundayız. Tartışmanın çözüm yeri Anayasa'dır" diyen Erdoğan, "Darbecilerin bundan 41 sene önce Türkiye'ye biçtiği gömlek, yapılan 20'ye yakın tadilata rağmen 2023 Türkiye'sine dar gelmektedir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böyle kritik meselelerde ülkenin ve milletin hayrına bir uzlaşma zemini umudumuz korumak istiyoruz. Son tartışmaya kimin haklı kimin haksız olduğundan ziyade bu hadisenin işaret ettiği ihtiyaçların giderilmesi için bir an önce ne yapılması gerektiği zaviyesinden bakıyoruz. Bu açıdan baktığımızda da ülkemizi bir an önce yeni Anayasa'nın kavuşturma ihtiyacının gerekliliği ortaya çıkıyor. Bunun günlük siyaset söylemi değil hayati bir konu olduğu herhalde daha iyi anlaşılmıştır. Bu hususta Meclis'te gereken anlayış birliğine ulaşılarak Meclis'te yeni anayasa çalışmaları en kısa sürede başlatılır. Bu arada biz de devletin başı olarak kurumalarımız arasındaki görüş ayrılığının bir Anayasa ve sistem krizine dönüşecek adımları süratle atacağız. Hem yüksek yargı kurumlarımızın temsilcileriyle hem yetkinliği herkesçe kabul edilen hukukçularımızla görüşerek, meseleye bir hal yolu muhakkak bulacağız."

Editör: Selda Manduz