Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Barış ve Demokratik Toplum Süreci, hazırlıkları süren çerçeve yasa ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) son toplantısında en önemli gündem maddesinin yasa hazırlıkları olduğunu belirten Doğan, hukuki düzenlemenin gecikmiş ancak kritik bir aşamaya geldiğini ifade etti. Meclis kapanmadan önce yasanın çıkarılması gerektiğini vurgulayan Doğan, düzenlemenin yalnızca ilk hukuki adım olmadığını, aynı zamanda sürecin devamını sağlayacak bütüncül iradenin temelini oluşturacağını söyledi.
"YASA SÜRECİN KURUMSALLAŞMASI AÇISINDAN KRİTİK"
Sürece ilişkin tartışmaların artık hukuki güvenceler ve kurumsallaşma ekseninde ilerlediğini kaydeden Doğan, geçmişte en büyük eksikliğin hukuki güvence olduğunu belirterek, bu eksikliğin giderilmesinin toplumsal güven açısından da önemli olduğunu dile getirdi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin yalnızca bir yasa çıkarılması ya da silah bırakanların Türkiye'ye dönüşüyle sınırlı olmadığını ifade eden Doğan, Kürt meselesinin tarihsel bir arka plana sahip olduğunu ve çözümün çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi.
Yaklaşık 50 yıllık çatışma ortamını sona erdirmeyi ve yüz yıllık bir sorunun çözümüne kapı aralamayı hedefleyen tarihi bir süreçten geçildiğini belirten Doğan, tüm siyasi aktörlerin bu döneme gerekli hassasiyet ve ciddiyetle yaklaşması gerektiğini ifade etti.
"FARKLI GÖRÜŞLER VAR, UZLAŞI SAĞLANMALI"
Çerçeve yasaya ilişkin siyasi partiler arasında görüş ayrılıklarının bulunduğunu dile getiren Doğan, istişarelerin sürdüğünü ve bunun demokratik süreçlerin doğal bir parçası olduğunu söyledi.
Yasa hazırlıklarının kapsamlı mutabakat ve en geniş siyasi uzlaşıyla tamamlanmasının önemine işaret eden Doğan, düzenlemenin ileride yapılacak yeni yasal değişikliklerin de temel dayanağı olacağını belirtti.
Yasanın dili, kapsamı, niteliği ve hazırlanış biçiminde ortaklaşmanın önem taşıdığını vurgulayan Doğan, düzenlemenin güçlü bir hukuki zemine oturtulmasının sürecin kalıcılığı açısından belirleyici olacağını ifade etti.
ÖCALAN AÇIKLAMASI
Basın toplantısında Abdullah Öcalan'a ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan, kamuoyunda çeşitli iddia ve kulislerin yer aldığını belirterek, DEM Parti'nin yaklaşımını yineledi.
Doğan, "Sayın Öcalan bu sürecin asli muhatabı ve belirleyici öznesidir." diyerek, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuki ve pratik koşulların yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu.
Bu kapsamda görev, yetki ve sorumlulukların yasal düzenlemelerle netleştirilmesini isteyen Doğan, süreci destekleyecek mekanizmalar ve kurulların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
"BARIŞ DİLİ KULLANILMALI"
Barış sürecinin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, kullanılan dille de desteklenmesi gerektiğini ifade eden Doğan, toplumda kutuplaştırıcı ve ötekileştirici söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu.
Türkiye'nin uzun yıllardır acılar yaşadığını belirten Doğan, demokratik esaslara dayalı, kapsayıcı bir yasama süreciyle birlikte barış dilinin hâkim olduğu yeni bir dönemin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
"YASA GEÇİCİ OLABİLİR, ETKİSİ KALICI OLMALI"
Yasanın süreli ya da geçici olmasına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Doğan, asıl önemli olanın düzenlemenin barış, demokrasi ve adalet alanında kalıcı etkiler yaratması olduğunu ifade etti.
Meclis çalışmalarının 6 Ağustos'a kadar uzatıldığını hatırlatan Doğan, yasa hazırlıklarının kısa sürede tamamlanmasını ve takvime ilişkin açıklamanın Meclis Başkanlığı tarafından yapılmasını beklediklerini belirterek, önümüzdeki günlerin süreç açısından kritik önem taşıdığını söyledi.


