DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Rûdaw TV’nin İstanbul stüdyosunda Rawin Sterk’in sunduğu haber bültenine katılarak barış ve demokratik toplum süreci, siyasi gelişmeler ve yeni anayasa tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin toplumsal düzeyde yeterince sahiplenilmediğini belirten Çandar, Kürt halkının barışın sağlanmasını istediğini ancak sürecin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı konusunda soru işaretleri taşıdığını ifade etti.

“HALK DESTEKLİYOR AMA GÜVENMİYOR”

Geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarının toplumdaki güvensizliği artırdığını söyleyen Çandar, sürecin en önemli eksikliklerinden birinin toplumsallaşma olduğunu vurguladı.

Çandar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu sürecin şu ana kadarki en büyük eksikliklerinden, zaaflarından biri toplumsallaşması. Henüz daha toplumsal düzeyde yeterince sahiplenme ve güven yok.”

Diyarbakır’da yaptığı gözlemleri aktaran Çandar, halkın barışın sağlanmasını ve sürecin başarıya ulaşmasını istediğini ancak geçmiş deneyimler nedeniyle temkinli yaklaştığını belirtti.

Çandar’a göre güven sorununun aşılması için somut adımlar atılması gerekiyor. Bu adımların başında ise Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ve kayyım politikalarına son verilmesi geliyor.

“ÇERÇEVE YASA TARİHİ BİR ADIM”

Meclis’te kabul edilen Çerçeve Yasa’yı sürecin en önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendiren Çandar, düzenlemenin geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilmesine dikkat çekti.

Çandar, yasanın önemini şu sözlerle anlattı:

“En önemlisi, en umut vericisi yasa çıktı. Çerçeve yasa çıktı ve Türkiye parlamento tarihinde görülmemiş bir uzlaşmayla 467 oyla çıktı.”

Kürt meselesiyle ilgili ilk kez hukuki bir dayanak oluştuğunu savunan Çandar, geçmişte sözlerin, vaatlerin ve siyasi tartışmaların öne çıktığını, ancak hukuki bir belgenin bulunmadığını ifade etti.

Yasanın eksiklikleri olabileceğini belirten Çandar, buna rağmen düzenlemenin sürecin ilerletilmesi açısından bir başlangıç ve referans noktası oluşturduğunu söyledi.

MGK İÇİN 27 KASIM TARİHİNE DİKKAT ÇEKTİ

Çerçeve Yasa’nın uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çandar, sürecin ilerleyişinde Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) hazırlayacağı raporun önemine işaret etti.

Çandar, 27 Kasım’da yapılması beklenen MGK toplantısına kadar gelişmelerin yaşanmasının ve sürece ilişkin teyit ve tespitlerin yapılmasının beklendiğini kaydetti.

Çandar: Sürecin uygulanmasında Abdullah Öcalan başrolde olmalı

Çandar, silah bırakma sürecinin ardından gündeme gelecek geri dönüşler, tahliyeler ve topluma entegrasyon aşamalarının kapsamlı bir planlama gerektirdiğini belirtti.

Türkiye’ye dönmesi beklenen eski PKK mensupları, cezaevlerinde bulunanlar ve yurt dışında yaşayan kişilerle ilgili sürecin düzenli yürütülmesi gerektiğini ifade eden Çandar, olası provokasyonların önlenmesi için koordinasyonun önemini vurguladı.

Çandar, Abdullah Öcalan’ın rolüne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Orada başrol oynayacak kişi Abdullah Öcalan. Çünkü Kandil’e gidiyorsunuz, Avrupa’ya gidiyorsunuz, hatta hapishanelere gidiyorsunuz, ‘O ne derse onu yaparız’ diyen binlerce kişi var. Dolayısıyla Abdullah Öcalan’ın bu kanunun uygulanabilir halde somutlaşması için bizzat kendisinin devrede olması gerekiyor.”

Çandar, sürecin uygulanabilir hale gelmesi için ilgili tarafların koordineli hareket etmesi gerektiğini savundu.

DEM PARTİ’NİN ROLÜ: SÜRECİ TOPLUMA ANLATMAK

DEM Parti’nin süreçteki rolünü de değerlendiren Çandar, partinin temel işlevinin aracılık yapmaktan ziyade süreci topluma anlatmak ve toplumsal desteği güçlendirmek olduğunu söyledi.

Devletin İmralı ve Kandil ile doğrudan görüştüğünü belirten Çandar, DEM Parti’nin Türkiye’deki Kürt siyasi temsilini yansıtan bir aktör olarak sürecin toplumsallaşmasında önemli rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Çandar’a göre sürecin başarıya ulaşması için yalnızca siyasi ve hukuki düzenlemeler değil, toplumun güvenini güçlendirecek adımlar da gerekli.

YENİ ANAYASA İÇİN 42. VE 66. MADDE VURGUSU

Cengiz Çandar, yaklaşan seçimler ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki aritmetik ve seçim hesapları bakımından DEM Parti’nin desteğine ihtiyaç duyabileceğini öne süren Çandar, olası bir anayasa değişikliğinde partisinin önem verdiği başlıkları açıkladı.

Shigella alarmı: Dizanteriye yol açan bakteri cinsel yolla daha hızlı yayılıyor
Shigella alarmı: Dizanteriye yol açan bakteri cinsel yolla daha hızlı yayılıyor
İçeriği Görüntüle

Çandar, özellikle Anayasa’nın 42. maddesi ve 66. maddesine dikkat çekti. Eğitim ve vatandaşlık tanımını düzenleyen bu maddeler üzerinden değerlendirme yapan Çandar, ana dilde eğitim ve vatandaşlık tanımına ilişkin engellerin kaldırılmasını istedi.

Çandar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Yeni anayasada bizim için 42. ve 66. maddeler, yani vatandaşlık tanımı ve ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse, o zaman bakılır duruma.”

Çandar’ın açıklamaları, yeni sürecin geleceğinde toplumsal güvenin, hukuki düzenlemelerin, Abdullah Öcalan’ın rolünün ve anayasa tartışmalarının belirleyici başlıklar arasında yer aldığını ortaya koydu.