Türk-İş: 4 kişilik ailenin açlık sınırı 18 bin 978 TL oldu Türk-İş: 4 kişilik ailenin açlık sınırı 18 bin 978 TL oldu

Emek Partisi (EMEP) “Temmuzda zam şart” sloganıyla bugün İzmir ve Dersim, yarın Ankara’da mitingler düzenleyecek.

Erdoğan-Şimşek’in kemer sıkma politikalarının canlarına tak ettiğini anlatan Ankara’daki çeşitli fabrikalardan işçiler, “Biz sırtımızda daha kaç kişinin yükünü taşıyacağız?​” diye soruyor.

Evrensel’in haberine göreEmek Partisi Ankara İl Başkanı Rüstem Kahraman, temmuz ayında ücretlere zam şiarıyla başlattığı mitinglerin bir ayağının da Ankara’da olacağını ifade belirterek, 7 Temmuz Pazar Günü saat 17.00’de Sincan Kent Meydanı'nda olacaklarını söyledi. Kahraman, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in programının yurttaşları nasıl hızla yoksullaştırdığını, işçilerin boğazını her gün nasıl sıktıklarını görüyoruz. Bu yüzden 7 Temmuz’da yapılacak olan mitingi önemli görüyoruz. Bu miting emekçilerin bir arada mücadele etmesinde bir adım olacaktır” dedi.

İşyerlerinde, fabrikalarda ve mahallelerde miting için büyük bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Kahraman, “Güçlü bir işçi mücadelesini örmek istiyoruz. Bugüne kadar sayısız irili ufaklı buluşmalar gerçekleştirdik. Emek ve demokrasi güçleriyle de ortak mücadeleyi örmek ve muhalefeti güçlendirmek istiyoruz. Biz tek adam iktidarı ile ele ele veren Şimşek’in işçi ve emekçilere zam yapmama gerekçelerinin yalan olduğunu biliyoruz. Üstelik büyük bir zam fırtınası ile karşı karşıya kalacağımızı ve hem işçi ailelerinin hem de tüm yurttaşların yaşam koşullarının geriye gideceğini görüyoruz. Bu yüzden her zaman olduğu gibi yeniden birlikte mücadeleye çağrı yapıyoruz” diye konuştu.

"YAŞAMAK İÇİN HER ŞEYDEN KISMAK ZORUNDA MIYIM?"

’EMEP’in “Temmuz zammı” şiarıyla yapacağı mitingler öncesinde Ankara’da konuştuğumuz işçiler, karşı karşıya kaldıkları yoksulluk ile nasıl baş ettiklerini ve taleplerini şöyle anlattı:

Nuh’un Ankara Makarnası fabrikasından işçi: Aldığımız ücret ile hakkımız verilmiyor. Dinlenme zamanımızdan ödün vererek fazla mesai yapıyoruz onun da yarısını vergiye kesiyorlar. Herkes bu ayı nereden ne kısarım da aldığım ücreti yettirebilirim derdinde. Ama görüyoruz yetkililerin açıklamalarından sanki yeterli asgari ücret verilmiş gibi bir de asgari ücrete ek zam yapmayacağız diyorlar. Her gün düşündüğüm şey şu; aldığım bu asgari ücretle yola nasıl devam edeceğim? Keşke diyorum bize bu ücreti layık görenler bu ücretle geçinmeyi denese! Ben yaşamak için her şeyden kısmak zorunda mıyım? Değilim! Benim çocuğum herkese özenmek zorunda değil. Ben çalışama rağmen böyle mahcup hissetmek zorunda değilim.

"BİZDEN KAT KAT FAZLA ALANLARDAN VERGİ TOPLANSIN"

Türk Traktör İşçisi: Asgari ücrete ek zam yapsalar gıda ve tüketim harcamalarına getirecekleri zamlar ile yine aynı durumla karşılaşacakmışız gibime geliyor. Tasarruf paketi açıkladılar yakın zamanda ama bu tasarrufu hep bizden bekliyorlar. Kendilerine dokunan bir şey yok! Biz sırtımızda daha kaç kişinin yükünü taşıyacağız? Kıt kanaat, idare ede ede, yemeden içmeden geçiniyoruz. Yapılacak şey şu; bizden kat ve kat fazla alanlardan vergileri toplasınlar. Artık bir şeyler bizden değil, ülkedeki zam fırtınası bize esmesin! Halimizi görsünler, görsünler ve geçim ücretlerimizi iyileştirsinler.”

"PATRONLAR MİLLETVEKİLİ OLMAMALI"

TAİ-TUSAŞ İşçisi: “Kazandığımız maaşı harcıyoruz. İleriye dönük birikim yapamıyoruz;  bu da emekli olunca refah düzeyimizin iyi olmayacağı anlamına geliyor. Ben milletvekillerinin kesinlikle patron olmaması kanaatindeyim; çünkü kendilerine yaramayacak hiç bir yasayı geçirmiyorlar.”

Trendyol Depo İşçisi: “Tasarrufların tepeden başlaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü adil bir toplum bunu gerektirir. Asgari ücrete zam olması veya olmaması çok mühim değil. Önemli olan enflasyon baskısının topluma en az şekilde hissettirilmesi veya hiç hissettirilmemesi gerekiyor. Üretim ekonomisi yerine vergi ekonomisini önümüze koydukları için, alt tabakanın bu türlü sıkıntılar yaşaması da normal.”

Editör: Selda Manduz