Türkiye'nin gündemindeki fon soruşturması, siyasi bağlantılar ve açıklanmayan isimler üzerinden tartışılmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında iktidara yakın siyasetçi ve bürokratların da adlarının gündeme gelmesi, kamuoyuna açıklanması beklenen listelere ilişkin talepleri artırdı.

Son olarak eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanması tartışmaları yeniden alevlendirdi. Daha önce AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlunun mal varlığına tedbir konulmuş, söz konusu karar bir gün sonra kaldırılmıştı.

Fon krizine ilişkin iddiaları gündeme taşıyan Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, soruşturmanın ilk günlerinde çok sayıda ismin bulunduğu bir listeye sahip olduklarını açıklamıştı. Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar da daha sonra yaptığı değerlendirmelerde, listede 60 AKP milletvekili ile çok sayıda bürokratın bulunduğu yönündeki iddialara dikkat çekmişti.

Soruşturma kapsamında bazı isimler kamuoyuna yansısa da yüksek kazanç elde ettiği belirtilen kişi ve şirketlerin tamamına ilişkin kayıtlar açıklanmadı. Özellikle üst düzey siyasetçi ve bürokratların işlemlerine dair belirsizlik, soruşturmanın şeffaflığı konusunda tartışmalara yol açtı.

AKP'NİN ÜÇ GRUP BAŞKANVEKİLİ DE LİSTELERİN AÇIKLANMASINI İSTEDİ

Fon soruşturmasında isimlerin kamuoyuyla paylaşılması talebi yalnızca muhalefetten gelmedi. AKP'nin üç grup başkanvekili de farklı tarihlerde yaptıkları açıklamalarda listelerin açıklanması gerektiğini dile getirdi.

AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, haksız kazanç elde edenlerin kimliklerinin kamuoyunca bilinmesinin bir hak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Milletin parasına çöken her kim varsa, haksız kazanç elde eden her kim varsa bunların isimlerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi hakkı vardır. Soruşturmalar neticesinde bu isimler de açıklanmalıdır.”

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin de TBMM'de yaptığı konuşmada listenin tamamının açıklanmasını istedi. Zengin, “Listenin tamamının açıklanmasını istiyorum. Hepsinin açıklanmasını istiyorum. Tamam, nasıl olursa bilmiyorum ama bu liste açıklansın, herkes bence huzura ulaşsın” dedi.

Bir diğer AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da listelerin açıklanması ve soruşturmada adı geçenler hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini söyledi.

Usta, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında şu açıklamayı yaptı:

“Hiç kimsenin, hiçbir hırsızın da yolsuzun da arsızın da arkasında değiliz. Listeler de açıklansın, herkese gereken işlem yapılsın, bunu sonuna kadar savunuyoruz ve söylüyoruz, aynı kararlılıktayız.”

MEHMET ŞİMŞEK: AÇIKLANMASINI TERCİH EDERİM

İsimlerin açıklanması yönündeki çağrılara Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının bütçesine ilişkin görüşmelerde konuşan Şimşek, fonların kuruluşundan tasfiye sürecinin tamamlanmasına kadar bütün işlemlerinin incelendiğini ve kayıt altında tutulduğunu belirtti.

Listelerin neden açıklanmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Şimşek, kişisel olarak isimlerin açıklanmasından yana olduğunu ifade etti.

Şimşek, “Bu fonların doğumundan ölümüne kadar bütün işlemleri inceleniyor. Kapalı iken tutup tasfiye kararı verilene kadar ve tasfiye bitene kadar bütün işlemler kayıt altında. MKK kayıtları çok sağlamdır. ‘Bu listeler niye açıklanmıyor?’ deniyor. Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok. Ben şahsen mümkünse açıklanmasını tercih ederim” diye konuştu.

Ancak iktidar kanadından gelen açıklamalara rağmen listelerin hangi kapsamda ve ne zaman kamuoyuna duyurulacağına ilişkin somut bir takvim paylaşılmadı.

MHP CEPHESİNDEN DE “ARINMA” ÇAĞRISI

Fon soruşturmasına ilişkin tartışmalara Cumhur İttifakı'nın ortağı MHP'den de açıklama geldi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin basın danışmanı ve Türkgün gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek, kaleme aldığı yazıda soruşturmada adı geçen kişilerin açıklanması gerektiğini savundu.

İktidar çevrelerinde “Arınmalıyız” tartışmasının sürdüğünü belirten Çiçek, Türk siyasetinde arınmanın toplumsal baskı ve bu konuda hassasiyet gösteren yetkililer aracılığıyla bir ilkeye dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

İsimlerin resmî olarak açıklanmamasının hem olayla ilgisi bulunmayan kişilerin itibarını zedelediğini hem de soruşturmada yer alan gerçek isimlerin gizli kalmasına yol açtığını savunan Çiçek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu durum, olayla ilgisi olmayan bazı isimlerin itibarını zedelediği gibi, olayın içindeki gerçek isimlerin de gizli kalmasına neden oluyor. Bu nedenle, söz konusu büyük vurgunda kimlerin yer aldığı; unvanına, adına, makamına, sıfatına, bulunduğu konuma veya taşıdığı siyasi kimliğe bakılmaksızın açıklanmalı ve herkes hukuki sorumluluğuyla yüzleşmelidir.”

Çiçek, isimlerin resmî olarak açıklanmaması ve gerekli hukuki süreçlerin işletilmemesi halinde tartışmaların büyüyeceğini de belirtti.

ŞAMİL TAYYAR: 141 KİŞİ VE 73 ŞİRKETİN ADI LİSTEDE

Soruşturma dosyasındaki isimlerin açıklanmasını isteyen bir diğer isim eski AKP milletvekili Şamil Tayyar oldu.

Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturmada 100 milyon liranın üzerinde yüksek kazanç elde ettiği tespit edilen 141 gerçek kişi ve 73 tüzel kişinin bulunduğunu söyledi. Toplam kazancın 187 milyar 653 milyon lira olarak kayıtlara geçtiğini belirten Tayyar, kazanç sınırının 10 milyon liraya indirilmesi halinde listenin daha da genişleyeceğini ifade etti.

Söz konusu listenin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve tasfiye işlemlerini yürüten bankada bulunduğunu savunan Tayyar, kamuoyunda dolaşan iddiaların ancak listenin açıklanmasıyla son bulabileceğini belirtti.

Tayyar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında;

100 milyon liranın üzerinde fahiş kazanç sağlayan 141 gerçek kişi ve 73 tüzel kişi tespit edildi.

Toplam 187 milyar 653 milyon liralık kazanç listesi kayıtlara girdi.

Kazanç çıtasını 10 milyon liraya çektiğimizde sayı daha da kabarıyor.

Liste SPK’da var, TMSF’de var, Başsavcılıkta var, tasfiyeyi yürüten bankada var.

Var, var.

Her gün Toto oynar gibi sürekli ‘60 AK Partili vekil var, 180 yüksek yargı üyesi var, 30 vali, kaymakam var’ gibi söylentiler yayılıyor.

Lütfen, biri sorumluluk üstlensin, bu listeyi açıklasın.

Testiyi kıranla taşıyan aynı torbaya konmasın.

Kamuoyu gerçeği öğrensin, spekülasyon da bitsin.”

Serkan Bayram önce eleştirdi, ardından açıklamasını düzeltti

Fon soruşturmasına ilişkin AKP içinden gelen dikkat çekici çıkışlardan biri de İstanbul Milletvekili Serkan Bayram'dan geldi.

NOW TV'de yayımlanan Çalar Saat programına katılan Bayram, soruşturmada adı gündeme gelen Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

Bayram, “Bir sürü insanın, engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi? Kimse kusura bakmasın. Herkes bedelini ödesin. Artık içim acıyor” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının gözaltına alınma yöntemlerini de eleştiren Bayram, seçilmiş belediye başkanlarının çağrılmaları halinde adliyeye gelebileceklerini belirterek, “Yazık, belediye başkanı seçilmiş. Sabah alıyoruz, niye alıyoruz? Çağırsan gelir zaten ya. Her şeyi paspas etmeye hiçbirimizin hakkı yok” dedi.

Bayram'ın açıklamaları partisinden tepki gördü. Bazı AKP'li isimlerin eleştirilerinin ardından sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yapan Bayram, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile parti teşkilatından helallik istedi.

Bayram, kullandığı ifadelerin AKP'nin kurumsal kimliğine zarar verdiğini savunarak, “Eleştiri yapmakla, birlikte yol yürüdüğümüz insanları töhmet altında bırakabilecek bir dil kullanmak asla istemedim” dedi.

SORUŞTURMADA GÜVEN VE ŞEFFAFLIK TARTIŞMASI

Meteoroloji’den 16 il için sarı ve turuncu kodlu uyarı: Kars ve Van’da yağış bekleniyor
Meteoroloji’den 16 il için sarı ve turuncu kodlu uyarı: Kars ve Van’da yağış bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Fon soruşturmasında tutuklama kararları ve iktidar içinden gelen açıklama çağrıları sürerken, incelemeye alınan kişi ve şirketlerin tam listesi kamuoyuyla paylaşılmış değil.

AKP ve MHP'li isimlerin açıklamaları, soruşturmanın yalnızca sermaye piyasalarıyla sınırlı kalmadığını, Cumhur İttifakı içinde de siyasi bir tartışmaya dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmaya ilişkin açıklamasında kapsamlı bir suç yapılanmasının tespit edildiğini belirterek, “Kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel yapının içindeki isimler sistemli ve hiyerarşik işbirliğinin delillerine ulaştık” demişti.

Ancak açıklamada, söz konusu yapılanmanın en üst noktasında kimlerin bulunduğuna ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanması da soruşturma kapsamında isimlerin ve bağlantıların açıklanmasına yönelik talepleri sona erdirmedi.

FON SORUŞTURMASINDA ADI GEÇEN SİYASETÇİ VE BÜROKRATLAR

Soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan ve siyasi bağlantılarıyla gündeme gelen isimler şöyle:

Fatma Betül Sayan Kaya: Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı. Eşi İlyas Kaya ile Özata Denizcilik hisselerine yaklaşık 163 milyon lira yatırıp satışlardan 2,17 milyar lira gelir elde ettikleri iddiasıyla gündeme geldi. İddiaların ardından parti görevinden istifa etti. AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 7 Ekim'deki açıklamasında Kaya'nın artık partinin üyesi veya mensubu olmadığını söyledi. Soruşturma kapsamında 7 Ekim'de şüpheli sıfatıyla ifade veren Kaya, 5 Kasım'da ikinci kez ifade vermek üzere adliyeye geldi. Suçlamaları reddeden Kaya tutuklandı.

Ertan Aydın: Eski AKP Ankara Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başdanışmanı. Tera Yatırım'da Ocak-Haziran 2025 döneminde yürüttüğü yönetim kurulu üyeliği ve sermaye piyasası işlemleri nedeniyle soruşturmaya dahil edildi. 25 Ekim'de tutuklandı.

Mustafa Aksu: Eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı ve eski AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı. Tera'nın likit fonuna yatırdığı yaklaşık 100 milyon lirayı geri alamadığını açıklayarak kendisini mağdur olarak tanıttı. Soruşturma kapsamında 12 Ekim'de tutuklandı. Kendisinin ve eşinin mal varlığına tedbir uygulandığı bildirildi.

Özdemir Ataseven: Eski AKP Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı ve Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. Özata Denizcilik hisselerindeki soruşturma konusu işlemler nedeniyle gündeme geldi. 25 Eylül'de tutuklandı.

Muhammed Yarız: Eski AKP İstanbul Gençlik Kolları yöneticisi olarak anılan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. Şirketin soruşturma kapsamındaki fon ve sermaye piyasası işlemleri nedeniyle gündeme geldi. Tutuklandı.

Erdin Özel: Tera Portföy'ün eski Yönetim Kurulu Başkanı. Tera fonlarındaki hisse işlemleri ve piyasa manipülasyonu suçlamaları kapsamında soruşturuldu. Suçlamaları reddeden Özel, 1 Ekim'de tutuklandı.

Abdülkadir Özkan: Eski Başbakanlık Başdanışmanı ve Tera Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi. Tera grubunun soruşturma konusu sermaye piyasası işlemleri kapsamında gözaltına alındı. 24 Eylül'de tutuklandı.

Erkan Kilimci: Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Tera Holding yöneticisi. Tera grubundaki görevleri ve soruşturma konusu finansal işlemler nedeniyle gündeme geldi. Eylül ayında tutuklandı.

İbrahim Ömer Gönül: Eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Fon işlemlerinin denetimi ve görevi kötüye kullanma şüphesi kapsamında soruşturmaya dahil edildi. Hakkında soruşturma izni verildi. 30 Eylül'de ifade veren Gönül, 5 Kasım'da ikinci kez şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi.

İhsan Çimen: Eski Kültür ve Turizm Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı. Fon soruşturmasında mal varlığına tedbir konulan kişiler arasında yer aldı. 3 Ekim'de tutuklandı.

Eren Yeşilyurt: Eski Hazine Gelirler Başkontrolörü ve Atlas Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Atlas Portföy'ün soruşturma konusu fon işlemleri nedeniyle gündeme geldi. 22 Ekim'de tutuklandı.

İskender Balcı: Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Üyesi ve eski Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı. Özata Denizcilik'in soruşturma kapsamındaki işlemleri nedeniyle gözaltına alındı. 2 Ekim'de tutuklandı.

Taha Çakmak: Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü. Türkiye Hayat Emeklilik'e ait yaklaşık 100 milyon liranın Tera fonlarına yatırıldığı ve bu fonlarda tutulduğu iddiasıyla gündeme geldi. İlk aşamada adli kontrolle serbest bırakılan Çakmak, 24 Ekim'de tutuklandı.

Nihat Kırmızı: Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı. Doğa Sigorta'nın Tera Yatırım Bankası'na planlanan satışı ve şirketler arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle gündeme geldi. 24 Eylül'de tutuklandı. Satış sürecinin tutuklama gerekçesi olduğu ise resmen doğrulanmadı.

Mustafa Yazıcı: AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın oğlu. Fon soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade vermesi ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanması nedeniyle gündeme geldi.

Kerem Alkin: Ekonomist, eski Türkiye Varlık Fonu ve Halkbank Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye'nin eski OECD Daimi Temsilcisi ve 2021-2024 yılları arasında görev yapan büyükelçi. Mayıs 2025'te Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'de bağımsız yönetim kurulu üyesi oldu. Fon krizinden hemen önce, 18 Eylül 2026'da görevinden istifa etti. Tera'nın piyasa değerinin bir yılda 1,4 milyar liradan 280 milyar liraya yükselmesi ve risk yönetimindeki sorumlulukları nedeniyle sorgulandı. Sermaye piyasası işlemlerine katılmadığını, risk raporları hazırladığını ve istifasının krizle bağlantılı olmadığını savundu. 22 Eylül 2026'da tutuklandı.

Emre Alkin: Ekonomist, İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü, eski Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreteri ve eski Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri. Kerem Alkin'in kardeşi olan Emre Alkin, Temmuz 2026'da Tera Portföy Yönetim AŞ'de bağımsız yönetim kurulu üyesi oldu. 17 Eylül 2026'da görevinden istifa etti. Şirketin piyasa değerindeki olağanüstü artış, yatırım kararları ve kriz öncesindeki istifası nedeniyle sorgulandı. Görev süresince yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını, yatırım kararlarına katılmadığını ve borsa işlemlerinde doğrudan yetkisinin bulunmadığını savundu. Eylül ayında tutuklandı.

Emre Tezmen: Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve eski Ulaştırma Bakanı Oğuz Tezmen'in oğlu. Tera grubunun soruşturmaya konu sermaye piyasası işlemleri kapsamında 22 Eylül'de tutuklandı.

FON SORUŞTURMASINDA MAĞDUR OLDUKLARINI AÇIKLAYAN İSİMLER

Soruşturmayla bağlantılı olarak bazı siyasetçiler ve kamuoyunda tanınan isimler de fonlarda yatırım yaptıklarını ve mağdur olduklarını açıkladı.

Nihat Zeybekci: AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı, eski Ekonomi Bakanı. Ortağı olduğu dört şirketin Tera Portföy bünyesindeki TP2 fonuna yatırım yaptığını ve paralarının fonda kaldığını açıkladı. 29 Eylül 2026'da kendisinin de 455 bini aşkın mağdur yatırımcıdan biri olduğunu söyledi. Başta SPK olmak üzere denetleyici kurumların ihmali bulunduğunu vurguladı.

Ömer Bolat: Ticaret Bakanı. Ailesine ait 37,8 milyon liralık tasarrufu 26 Şubat 2024'te Hedef Yatırım Portföy bünyesindeki sukuk (kira sertifikası) yatırımına yönlendirdiğini açıkladı. Fon soruşturması öncesinde parasını çektiği ve 170 milyon liralık işlem yaptığı yönündeki iddiaları reddetti. Yatırımının hâlâ aynı hesapta bulunduğunu ve ilgili fonun tasfiye sürecinin Ziraat Bankası üzerinden yürütüldüğünü belirtti.