Dersim'de 2020 yılında kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. ABD'de tutuklu bulunan Umut Altaş'ın, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği öne sürülen mektupta, olay öncesi ve sonrasında yaşandığını iddia ettiği gelişmeleri anlattığı belirtildi.
Akşam gazetesinin haberine göre, ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki bir cezaevinde tutuklu bulunan Umut Altaş'ın, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na "itirafname" başlıklı bir mektup gönderdiği öne sürüldü. Haberde, gazetenin Washington Temsilcisi Yavuz Atalay'ın Altaş ile cezaevinde görüştüğü ve söz konusu mektubun savcılığa ulaştırıldığını aktardığı belirtildi.
Habere göre Altaş, soruşturma kapsamında daha önce delilleri kararttığı iddiasıyla tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yakın arkadaş olduğunu ifade etti.
"BAGAJDAN KAN KOKUSU GELİYORDU" İDDİASI
Mektupta yer aldığı belirtilen ifadelerde Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in aracının bagajından "kan ve ceset kokusu geldiğini" iddia etti.
Altaş, Gülistan Doku'nun kaybolduğu tarihten önce ve sonrasında yaşandığını öne sürdüğü olayları ayrıntılarıyla anlatarak, 4 Ocak 2020 gecesi YURTKUR önünde beklediklerini, daha sonra kimliğini göremediğini belirttiği bir genç kadının binaya girmesinin ardından bölgeden ayrıldıklarını ileri sürdü.
"SİLAHI TORPİDOYA KOYMAMI İSTEDİ" İDDİASI
Mektupta, ertesi gün Mustafa Türkay Sonel ile yeniden buluştuğunu öne süren Altaş, araçta bulunan bir silahı torpidoya koymasının istendiğini ve silaha dokunduktan sonra parmak izi kalmaması için sildiğini iddia etti.
Altaş ayrıca, aynı süreçte kendisinden bir korumaya "Hallettin mi?" mesajı göndermesinin istendiğini de öne sürdü.
"BİR KIZI ÖLDÜRDÜM" DEDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
Mektuptaki en dikkat çekici iddia ise Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiği yönündeki ifadeler oldu.
Altaş, mektubunda Sonel'in kendisine, "Bir kızı öldürdüm" dediğini, cesedin gömüldüğünü söylediğini ve olayın babası tarafından "hallettiğinin" ifade edildiğini öne sürdü.
Söz konusu iddialar bağımsız makamlarca doğrulanmış değil. Soruşturma ise adli makamlar tarafından sürdürülüyor.
SEVK YAZISINDA "KARANLIK İLİŞKİ AĞI" DEĞERLENDİRMESİ
Öte yandan Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruması Şükrü Eroğlu ile eski polis Gökhan Ertok, dijital materyallerde yer alan mesajlaşmaların incelenmesinin ardından yeniden Erzurum Adliyesi'ne sevk edilmişti.
Üç isim; "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme veya erişilmez kılma", "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "nitelikli yağma" ile "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlamalarıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.
Soruşturma dosyasındaki sevk yazısında ise kamu görevlilerini de kapsadığı belirtilen bir "karanlık ilişki ağı" değerlendirmesine yer verildiği ifade edildi.
Gülistan Doku dosyasına ilişkin adli süreç devam ederken, mektupta yer alan iddiaların soruşturma kapsamında nasıl değerlendirileceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.



