Halk TV’ye yönelik polis operasyonu ve kayyum atanmasının ardından siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Halk TV’nin bulunduğu binanın önüne gelerek kayyum kararına ilişkin açıklama yaptı.
Aslan, kayyum uygulamasının yalnızca bir medya kuruluşunun yönetimine el konulması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin Anayasa ve yasaların işlevsiz bırakıldığı bir döneme sürüklendiğini öne süren Aslan, Halk TV çalışanlarının binanın dışında, polis ekiplerinin ise içeride olduğunu söyledi.
Aslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Polisler içeride, bütün Halk TV çalışanları ise dışarıda. Artık Anayasa’nın, yasaların, adaletin hiçbir hükmü kalmadı; bu ülke artık tek adamın iki dudağı arasından çıkan emirlerle yönetilen bir ülke haline geldi.”
“BİR SABAH KALKIYORSUNUZ BELEDİYELERE OPERASYON YAPILIYOR”
Kayyum uygulamasının farklı alanlardaki operasyon ve müdahalelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Aslan, belediyelere yönelik operasyonlar, gazete yayınlarının durdurulması ve sosyal medya hesaplarına yönelik işlemleri örnek gösterdi.
Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir sabah kalkıyorsunuz belediyelere operasyon yapılıyor, bir gazetenin yayını durduruluyor, yüzlerce sosyal medya hesabı kapatılıyor.”
Halk TV’ye kayyum atanmasının amacının kanalı iktidarın ve sermayenin sesi haline getirmek olduğunu ileri süren Aslan, medya üzerindeki baskılara ilişkin eleştirilerde bulundu.
ASLAN’DAN “BÜYÜK VURGUN” İDDİASI
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, açıklamasında sermaye piyasalarındaki soruşturmalara da değindi.
Aslan, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına ilişkin kendi değerlendirmelerini aktararak, sorumluların belli olduğunu savundu ve gerçekleri anlatan basının susturulmak istendiğini ileri sürdü.
Aslan, Halk TV’ye yönelik müdahaleye ilişkin şu ifadeleri kullandı
“Çalanlar, hırsızlar, 100 milyarlık dolarlık bu büyük vurguna ortaklık edenler belliyken, sorumluluktan sıyrılmak için gerçekleri anlatan basını susturmak istiyorlar.”
Bu ifadeler Aslan’ın siyasi değerlendirmeleri ve iddiaları olup, söz konusu suçlamalar kesinleşmiş yargı kararı olarak değerlendirilmemelidir.
“HALK TV MESELESİ SADECE BİR TELEVİZYON KANALI MESELESİ DEĞİL”
Halk TV’ye yönelik müdahalenin toplumun farklı kesimlerini ilgilendirdiğini savunan Aslan, işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, üretici köylüler ve Kürt halkının da baskılardan etkilendiğini ileri sürdü.
Aslan, “Halk TV’nin kapatılması sadece bir televizyon kanalı meselesi değildir” diyerek şöyle konuştu:
“İşçi sınıfının, emekçilerin, kadınların, gençlerin, üretici köylülerin ve barış, demokrasi, özgürlük isteyen Kürt halkının sesinin kısılmasıdır.”
EMEP’TEN DAYANIŞMA VE MÜCADELE ÇAĞRISI
Seyit Aslan, açıklamasının sonunda Halk TV’ye yönelik müdahaleye karşı dayanışma çağrısı yaptı.
Türkiye’nin “bütünüyle bir hapishaneye dönüştürülmek istendiğini” savunan Aslan, kayyum ve yasaklara karşı geri adım atmayacaklarını söyledi.
Aslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu keyfiliklere, yasaklara ve kayyımlara asla teslim olmayacağız, geri adım atmayacağız. Bütün işçileri, emekçileri ve halkımızı bu zorbalığa karşı dayanışmaya, mücadeleye ve direnmeye çağırıyoruz.”


