TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı.

Kurtulmuş, törende “Türkiye Modeli, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” başlıklı açılış dersini verdi.

Konuşmasında çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, ülkenin geleceği için farklı siyasi partilerin aynı noktada buluştuğunu söyledi.

Kurtulmuş, bu durumun diyalog yoluyla demokrasinin en zor meselelerinin de çözülebileceğini gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bu, diyalogla demokrasinin en zor meselesinin çözülebileceğini de ortaya koymuştur. Şunu söyleyeyim, bu meseleyi çözebilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, Allah’ın izniyle önündeki en ağır, en zor meseleleri de fevkalade güzel bir şekilde çözüme kavuşturur.”

“GEÇMİŞTEKİ ÇÖZÜM ÇABALARI KARANLIK ODAKLAR TARAFINDAN ENGELLENDİ”

Sürecin Türkiye’nin geleceği açısından önemli atılımlardan biri olduğunu belirten Kurtulmuş, geçmişteki çözüm çabalarının çeşitli nedenlerle sonuçlanamadığını söyledi.

Kurtulmuş, geçmişteki girişimlerin “karanlık odaklar tarafından engellendiğini” ve “birtakım siyasi suikastlarla başlamadan bittiğini” ifade etti.

Kurtulmuş, bugün ise devlet aklı ile millet vicdanının bir araya gelmesiyle sorunun çözümü konusunda önemli adımlar atıldığını belirtti.

“Şimdi devlet aklı ve millet vicdanının bir araya gelmesiyle bugün bu sorunun çözülebilmesi için önemli adımlar atıldı ve büyük mesafeler alındı.”

“İÇ KALEMİZİ TAHKİM EDECEĞİZ”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyada büyük çatışmaların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin “iç kaleyi tahkim etme” anlayışının sürecin önemli motivasyonlarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bölgesinde lider ve küresel bir aktör olmaya aday olduğunu belirten Kurtulmuş, ülkenin iç çekişmelerle zaman kaybetmemesi gerektiğini ifade etti.

Kurtulmuş şöyle konuştu:

“Dünyada bu kadar büyük problemlerle uğraşan, bölgesinin lideri olan ve küresel bir aktör olmaya namzet Türkiye’nin içeride oyalanıp kaybedeceği ve iç çekişmelerle harcayacağı ne vakti vardır ne de imkanı vardır. İç kalemizi tahkim edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz.”

Bu kararlılığın yalnızca siyasi bir karar olmadığını belirten Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı tarafından yaklaşık iki yıl önce dile getirilen yaklaşımın bir devlet politikası haline geldiğini söyledi.

“TÜRKLER, KÜRTLER VE DİĞER BÜTÜN UNSURLAR BU TOPRAKLARIN ASLİ SAHİPLERİYİZ”

Bölgedeki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, İsrail’in politikalarının kabul edilemez bir noktaya geldiğini savundu.

Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş Mersin'de toprağa verildi: 14. kattan düşerek yaşamını yitirmişti
Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş Mersin'de toprağa verildi: 14. kattan düşerek yaşamını yitirmişti
İçeriği Görüntüle

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte bölgedeki birçok ülkeye doğrudan saldırılar gerçekleştirildiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısındaki yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kurtulmuş şöyle dedi:

“Araplar, Türkler, Kürtler, diğer bütün unsurlarıyla birlikte bu toprakların asli sahipleriyiz ve İsrail bu topraklara asla hükümran olamayacak, asla egemen olamayacaktır.”

Farklılıkların zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelere rağmen Türkiye’nin güçlü şekilde yoluna devam edeceğini söyledi.

“467 OYLA KABUL EDİLMESİ BİR KAPININ ARDINA KADAR AÇILMASIYDI”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, çerçeve yasanın 467 oyla kabul edilmesine de dikkat çekti.

Kurtulmuş, söz konusu kabulün yalnızca bir yasama veya siyasi faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, yasanın kabulünü yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirdi.

Kurtulmuş şöyle konuştu:

“Raporun kabul edilmesi, kapının açılması, aralanması, yasanın 467 oyla kabul edilmesi bir kapının ardına kadar açılmasıydı. Yeni bir dönemin hemen başındayız.”

Kurtulmuş, bu yeni dönemi şu ifadelerle tanımladı:

“Bu dönem kardeşlik dönemidir. Bu dönem birlik dönemidir. Bu dönem farklılıkları elimine etme dönemidir. Bu dönem ortak hedeflerde bütünleşme dönemidir. Bu dönem barış dönemidir. Bu dönem silahların değil, dillerin, gönüllerin konuştuğu bir dönemdir.”

“AYRILIKÇI BİR DİLE ARTIK YER OLMAMALIDIR”

Sürecin başarıyla ilerleyebilmesi için provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Kurtulmuş, ayrıştırıcı ve ayrımcı dilden uzak durulması çağrısında bulundu.

Kurtulmuş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Çok net söylüyorum, ayrılıkçı bir dile asla artık aramızda yer olmamalıdır, olmayacaktır. Aynı şekilde ayrımcı bir dile de asla ihtiyacımız yoktur, yer de yoktur.”

Türkiye’nin bu meseleyi geride bırakması halinde ülkenin önündeki yeni dönemin farklı bir zeminde şekilleneceğini belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğer bunları başarabilirsek çok kısa bir süre içerisinde Türkiye’nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığını, tamamen çözdüğünü göreceğiz ve Allah’ın izniyle aziz milletimizin, Cumhuriyet’in ilk asrındaki en büyük sorununu tamamıyla, sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmış olacağız.”