Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlayarak 68 sayfalık ortak raporunu hazırladı. Bugün oylanması beklenen raporda “umut hakkı”na doğrudan yer verilmediği, ancak infaz süreleri konusunda ceza hukukunun evrensel ilkelerine atıfta bulunulduğu belirtildi.
Basına yansıyan bilgilere göre, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın olası bir tahliye durumu halinde yaşayacağı yer ve güvenlik koşullarına ilişkin çeşitli değerlendirmeler gündeme geldi. Buna göre, büyük şehirlerde yaşamasının güvenlik ve ziyaretçi trafiği açısından sorun yaratabileceği, bu nedenle İmralı’da bir konutta kalması, ziyaretçilerle kontrollü görüşmeler yapması ve iletişim imkanlarının belirli çerçevede düzenlenmesi gibi seçeneklerin tartışıldığı ileri sürüldü.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da “umut hakkı” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunarak, böyle bir düzenleme olması halinde bazı hükümlüler açısından tahliye süreçlerinin uzun vadeli olabileceğini ifade etti. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan ve cezaevinde uzun süre kalan hükümlüler için, belli bir sürenin ardından kurul değerlendirmesiyle denetimli serbestlik mekanizmasının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Öcalan’ın cezaevinde geçirdiği süre üzerinden yapılan tartışmalarda Güney Afrika’nın eski Devlet Başkanı Nelson Mandela örneği de kamuoyunda sık sık gündeme getiriliyor. Mandela’nın da uzun yıllar cezaevinde kaldıktan sonra affedildiği ve bir süre daha kontrollü koşullarda yaşamını sürdürdüğü hatırlatılıyor.
BAKIRHAN’DAN LİDERLER ZİRVESİ ÇAĞRISI
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde bir liderler zirvesi düzenlenmesini önerdi.
Bakırhan, Türkiye’de barış ve çözüm sürecine ilişkin siyasi diyalogun güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederken, Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşullarının fiili değil, yasal bir düzenlemeyle güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Komisyon raporunun Meclis’te yapılacak oylama ve değerlendirme sürecinin ardından nasıl bir siyasi tartışma zemini oluşturacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.



