Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da Kürt siyasi partileri ve kurumlarının katıldığı toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu’da yeni siyasi dengelerin oluştuğunu belirten Bakırhan, Kürt siyasi hareketlerinin farklı ideolojik yaklaşımlarına rağmen ortak talepler etrafında buluşması gerektiğini söyledi.

Bölgedeki gelişmelerin Kürtler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Bakırhan, ortak bir siyasi yaklaşım ve birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.

BAKIRHAN: “ORTAK BİR AKLA, ORTAK BİR SÖZE İHTİYAÇ VAR”

Orta Doğu’da yeni dengelerin oluştuğunu belirten Bakırhan, Rojava, Bakur ve Başur başlıklarının gündemde olduğu bir dönemde Türkiye’deki Kürt siyasi partileri ve kurumlarının da sürece ilişkin görüşlerini ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Menderes Samancılar’dan Altın Portakal’da özgür basın vurgusu
Menderes Samancılar’dan Altın Portakal’da özgür basın vurgusu
İçeriği Görüntüle

Bakırhan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ortadoğu’nun yeniden inşa edildiği, yeniden denklemlerin ve dengelerin oluştuğu ve bu inşa sürecinde de Kürdistan’ın merkezinde olduğu bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Çünkü orada henüz taşlar yerine oturmadı, henüz İran’la ilgili mesele çözülmedi. Rojava’da bir anlaşma var ama henüz net bir zemine oturmadı. Dil gibi bizim önemseyip hep birlikte mücadelesini yürüttüğümüz, uğruna bedeller ödediğimiz mesele henüz tam netleşmedi; bir kısıtla tarif ediliyor.”

Kürt siyasi partilerinin farklı siyasi ve ideolojik perspektiflere sahip olabileceğini belirten Bakırhan, buna rağmen ortak talepler konusunda birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bakırhan, “Bizim konuştuğumuz, Ortadoğu’da bizim merkezimizde olduğumuz bu süreçte ortak bir akla, ortak bir söze, ortak bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.

“KÜRT MESELESİ İLK DEFA HUKUKİ VE SİYASİ ZEMİNDE TARTIŞILIYOR”

Kürt meselesinin Meclis zemininde tartışılmasını önemli bulduklarını ifade eden Bakırhan, sürecin yeterliliği ve samimiyetine ilişkin değerlendirmelerin de birlikte yapılması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“Yüzyıllık bir mesele ilk defa Meclis zemininde, hukuki bir zeminde tartışılıyor. Biz önemsiyoruz. Yeterli mi değil mi, samimi mi değil mi, o tartışmaları birlikte yürüteceğiz ama ilk defa Kürt meselesi hukuki ve siyasi bir zeminde tartışılıyor.”

Sürecin yalnızca bir siyasi parti ile iktidar ve devlet arasında yürütülen bir girişim olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının da eleştiri ve önerileriyle sürece katılması gerektiğini dile getirdi.

Bakırhan, sürecin başarısız olması hâlinde bunun Kürt siyasetine ve topluma ne kazandıracağının da tartışılması gerektiğini belirterek ortak değerlendirme çağrısında bulundu.

BAKIRHAN: “İKİNCİ AŞAMADA KÜRT’ÜN TEMEL HAKLARINI KONUŞACAĞIZ”

Sürecin ilk aşamasının sonuna yaklaşıldığını söyleyen Bakırhan, bundan sonraki dönemde Meclis’te yeni yasal düzenlemelerin ele alınması gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, “İlk aşamayı geçtik, onun sonuna doğru geldik. İlk aşama PKK’nin sorunlarının ortadan kaldırılmasıydı. Neredeyse o iş bitme noktasına geldi. Şimdi Meclis’te müzakere zamanıdır, Meclis’in yeni yasalar çıkarma zamanıdır, Kürt’ün demokratik hak ve özgürlüklerini konuşma zamanıdır” dedi.

İkinci aşamada ana dil, yerel demokrasi ve mevcut yasaların değiştirilmesi gibi başlıkların gündeme gelmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının bu konuda sorumluluk üstlenmesini istedi.

Bakırhan, ortak taleplerin birlikte dile getirilmesinin önemine işaret ederek şöyle konuştu:

“İkinci aşamada ‘Sadece DEM Parti’nin değil, bütün Kürtlerin talepleri bunlardır’ diyebiliriz. Bütün Kürt oluşumlarımız, yeterli ya da yetersiz, ‘Bu böyle olmalıdır’ diyebilmelidir. Yüz yıl sonra ilk defa böyle bir süreç yakaladık, bunu önemsememiz gerekiyor.”

“SÜREÇTE BİR YAVAŞLAMA VAR, İKTİDAR SOMUT ADIM ATMALI”

Yürütülen sürecin temposunda düşüş yaşandığını belirten Bakırhan, iktidarın somut adımlar atması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, bu adımlar arasında Abdullah Öcalan’ın yaşam, iletişim ve çalışma koşullarına ilişkin düzenlemelerin yanı sıra Kürt siyasi partileri ve kurumlarının kendisiyle görüşebilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını da saydı.

Meclis’te oluşturulması öngörülen kurulun etkin biçimde çalışması gerektiğini ifade eden Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi ve basın üzerindeki baskıların kaldırılması çağrısında bulundu.

Bakırhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sürecin temposunda bir düşme var. Bunu burada açık yüreklilikle söylemek gerekiyor. Bir yavaşlama var. Bu yavaşlama nasıl giderilir? Çok net, gittiğimiz yerlerde ‘Devlet somut adımlar atmalı. Tek taraflı adımlar yeterince atıldı, artık iktidarın da bu konuda somut adım atması gerekiyor’ diyorlar.”

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ İÇİN AİHM KARARLARINI HATIRLATTI

Bakırhan, eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumunu da gündeme getirdi. AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Bakırhan, bu konunun süreç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kürt basını üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını da isteyen Bakırhan, basın kuruluşlarına yönelik engelleme ve cezaların sona erdirilmesi çağrısı yaptı.

Kayyum atanan belediyelerde seçilmiş yöneticilerin görevlerine dönmesi için ayrıca bir teyit ve tespit raporuna gerek olmadığını savunan Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının iktidara atılması gereken adımlar konusunda daha güçlü biçimde soru yöneltmesi gerektiğini ifade etti.

Bakırhan’ın açıklamalarında, sürecin ikinci aşamasında demokratik haklar, ana dil, yerel yönetimler, yargı kararları ve basın özgürlüğü başlıkları öne çıktı.